News & Politics

Yangınları Kim Çıkarıyor, Neler yapmalıyız, Acil eylem Planlarımız ne Olmalı.
00:00:00
haber tiwi
116,701 Views · 6 months ago

Yangınları Kim Çıkarıyor, Neler yapmalıyız, Acil eylem Planlarımız ne Olmalı.

Kissebükü Yangını Soğutma Çalışmaları.
00:04:19
haber tiwi
78,891 Views · 6 months ago

Kissebükü Yangını Soğutma Çalışmaları.

Bodrum Mumcular Kriz yönetimMerkezi
00:09:08
haber tiwi
150,209 Views · 6 months ago

Bodrum Mumcular Kriz yönetimMerkezi

Bodrum Yangın Kumbahçe - İçmeler. Yeşil Griye dönmüş. Ağaçlar ve tüm canlılar ölmüş.
00:38:37
haber tiwi
200,244 Views · 6 months ago

Yangın Alanına Girdik. Ağaçlar ve tüm canlılar ölmüş. Bodrum İçmeler, Omurça mah, Kumbahçe mah.

@hakanakcaalan kardeşime çok teşekkürler.

40 Hektar alan yandığı Bodrum Yangınları alanını sizlere gösterebilmek için içmeler sırtlarına çıktık Doğal hayat tamamen yok olmuş .

Bodrum Kumbahçe Yangın çıktı
00:49:36
haber tiwi
74,693 Views · 6 months ago

Bodrum Kumbahçe Umurça Mah Yangın çıktı

Çakma SEDAT PEKER video yayınladı.
00:04:28
haber tiwi
2,153 Views · 8 months ago

Çakma SEDAT PEKER Kanal istanbul'a karşı video yayınladı.
Sermiyan Midyat Müsilaja, deniz salyasına, kanal İstanbul'a dair #vallahiyenileceğiz hastag ile video yayınladı.

Sedat Peker hakkında ağır konuştu.
00:08:11
haber tiwi
118,518 Views · 8 months ago

“HERKESİ UYARIYORUM, HEDEF TÜRKİYEMİZDİR”

* Asıl mesele gündemi işgal eden iddia ve isnatların hem taraflarından hem de cesametinden çok daha ötesidir. Türk milletinden öç almak için kuyruğa giren yerli ve yabancı mihraklar tacizlerine, tahriklerine, tahrip gücü yüksek şer kampanyalarına şu günlerde hız vermişler, derinlik katmışlardır.


* Herkesi uyarıyorum, hedef Türkiye'mizdir. Hedef son yurdumuzdur. Hedef milli birlik ve huzur ortamımızdır. Surda gedik açmak gayesiyle, hatta kale duvarlarımızı yıkmak maksadıyla sinerjisini ve sistemsel enerjisini Türk ve Türkiye düşmanlığından alan bir tezgah kurulmuştur.

* Bu menfur tezgâhın siyaset taşeronları, medya teşrifatçıları, sivil toplum tertipçileri, suç ve terör örgütü temincileri, özellikle de dış tedarikçileri vardır ve bellidir.

* Türkiye'nin üzerine gölge düşmesi, siyasi ve hukuki çözülme yaşaması konusunda alçak bir rekabet maalesef devrededir. Amaç, Türkiye'nin uluslararası camiada itibarını lekelemektir. Amaç, Türkiye'nin mukavemetini kırarak her türlü müdahaleye açık hale getirmektir.

* Daha vahimi ise devletle millet arasındaki güven bağlarının kopuşuna hizmetle birlikte, nihai aşamada doğal veya doğacak şikâyetlerin birbirine eklemlenmesini kışkırtıp devlete ve hükümete karşı toplumsal bir direnişin gerekçesini teşkil etmektir.


“KİMSE İÇİŞLERİ BAKANI’NIN BOYNUNA TASMA GEÇİREMEYECEK”

* Türkiye; sömürge devleti, karpuz cumhuriyeti, aşiretler koalisyonu, kabileler toplamı, suç ve cinayet örgütlerinin tasallutu altındaki bir ülke değildir, hiçbir zaman da olmamış ve olmayacaktır.

* Hakikaten bir suç varsa, bu suç tevsik edilmişse, suçluların objektif delil ve belgelerle tespiti yapılmışsa adres bağımsız Türk mahkemeleridir. Adalet ne diyorsa olacak bellidir.
Bundan ürkmeye, çekinmeye gerek de yoktur.

* Ancak karambolde siyasi fırsatçılığa kalkışanlar, zalimlerin dolduruşuna gelip ülkemizin haysiyetini iki paralığa çevirmek için konuşan ve konuşturulanlar iki dünyada bunun hesabını muhakkak vereceklerdir. Bundan kaçış ve kurtuluş imkansızdır.

* İkazen diyorum ki, hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı'nın boynuna tasma geçiremeyecek, buna da hiçbir alçağın gücü ve nefesi yetmeyecektir. Yine hiç kimse Türk Silahlı Kuvvetleri'nin onurlu komuta heyetine çamur atamayacaktır.

* Terörle mücadelede destan yazan bir hükümetin, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ve İçişleri Bakanı'nın yalnız olmadığını özellikle ve önemle ifade ediyorum.
Konu, devlet-i ebed müddet irademizin korunmasıdır. Konu, devletimizin saygınlığı ve üzerinde titrediğimiz bekasıdır.

* Herkes yerini yurdunu bilmek zorundadır. Herkes ağzından çıkanlara dikkat etmekle mükelleftir. Türkiye'nin gündemi video kayıtlarıyla rehin alınamaz, sosyal medya iftiralarıyla ele geçirilemez.

“ERDOĞAN'I DEVİRMEK İSTEYENLERE İZİN VERİLMEYECEKTİR”

* Milletin hür iradesiyle ve tertemiz oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı devirmek, Türkiye'yi deforme etmek için faal halde olanlara alimallah, bedeli ne kadar ağır olsa bile izin verilmeyecektir.

* Biden lobisinin zehir ve zillet saçan niyetleri ne yaparsa yapsın billahi Türkiye Cumhuriyeti'ni düşüremeyecektir. CHP'nin bu lobiye ümit bağlaması, sırtını emperyalizme dayaması, demokrasi dışı müdahalelere çanak tutması tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda düşmana hizmet edip ganimet olmakla birdir, aynıdır.

* Türkiye Cumhuriyeti tam bağımsızdır. Türkiye Cumhuriyeti milli ve egemen bir devlettir. Biden'in muhalefeti pışpışlayıp Cumhuriyeti ve Cumhur İttifakı'nı hedef alması sonu hüsran olacak bir maceraya atılmaktır.

* İktidar ruhsatını ABD değil, kovboylar değil, kulisler değil, güç odakları değil, büyük Türk milleti vermektedir. İhanete teşne olanların bu gerçeği akıllarından çıkarmaması tavsiyemdir.

“VARSA KENDİNE GÜVENEN ÇIKSIN KARŞIMIZA”

* Türkiye'yi siyasi, hukuki ve toplumsal alanlarda taşeronlar vasıtasıyla düğümleyip seçime veya başka arayışlara zorlamak demokrasi ve milli irade düşmanlığının kesif bir yansımasıdır.

* Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türkiye bir hukuk devletidir. Bizim açımızdan, milletin vermediği bir yetkiyi zalimlerin elinden almak için heyecana kapılmak soysuz bir beklentidir.

* Arka arkaya ortaya çıkan, birbiriyle bağ ve bağlantısı kesin olan olaylar manzumesinin kaynağında Türkiye'yi çökertme hesapları ve dayatmalara rıza gösterme beklentisi yatmaktadır.

* Fakat unuttukları Türk milletinin kudreti, kuvveden fiile çıkan korkusuz duruşudur. Türkiye sokakta bulunmadı, harita üzerinde kurulmadı. Türk milleti tesadüfen bir araya gelmedi, bağımsızlık hediye alınmadı.

* Üzerinde yaşadığımız topraklara boşuna vatan denmedi, sınırlarımız icazetle çizilmedi. Varsa kendine güvenen çıksın karşımıza. Varsa yüreği yeten haydi buyursun er meydanına.

Sedat Peker bir şeyler iddia ediyor
00:05:01
haber tiwi
25,963 Views · 8 months ago

Meral Akşener'in Sedat Peker açıklaması.
Sedat Peker bir şeyler iddia ediyor

Çöken Çökene
00:03:36
haber tiwi
41,737 Views · 8 months ago

Kılıçdaroğlu, “Eğer Erdoğan her şeyin sorumlusu benim diyorsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni mafyaya teslim eden de Erdoğan’dır. Recep Tayyip Erdoğan Türkiye için bir milli güvenlik sorunudur” dedi. Kılıçdaroğlu erken seçim çağrısı yaparak, “Vakit, bu iktidara veda etme vaktidir. Hadi Erdoğan, vakit tamam, seçim zamanıdır şimdi bu zaman. Allah’ını seversen seçimden kaçma. Er meydanında bekliyorum seni, zaman sandık zamanıdır, milletten korkma” ifadelerini kullandı.

Takipteyiz, yakalayıp, yargıya teslim edeceğiz.
00:16:35
haber tiwi
89,774 Views · 8 months ago

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan net cevap verdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti TBMM Grup Toplantısı

“İÇİŞLERİ BAKANI’MIZIN YANINDAYIZ”

* İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu'yu hedef alan saldırıların gerisinde, ülkemizde sağlanan huzur ve güven ikliminden duyulan rahatsız olduğunu biliyoruz. Terör örgütleri gibi, suç örgütleriyle mücadelesinde de İçişleri Bakanımızın yanındayız.

* Hedefin İçişleri Bakanımız değil büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası gayretleri olduğunu anlamak için kullanılan araçlara ve onları kullananların siluetlerine bakmak yeterlidir.

* Ülkemizde yıllarca bakanlık, başbakanlık ve Meclis Başkanlığı yapmış, partimizin genel başkanlığını yürütmüş Binali Yıldırım arkadaşımızın da oğlu üzerinden hedefe alınması, asıl niyeti gösteren bir başka işarettir.

* Şimdiye kadar nasıl şahsımız, partimiz ve çalışma arkadaşlarımız üzerinden ülkemize yönelik hiçbir saldırıya eyvallah etmediysek, bu tezgahı da bozacağız.


* Suç çetelerinin mensuplarını, dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar takip ediyoruz. Tıpkı FETÖ'cüler gibi, tıpkı PKK'lılar gibi, bu suçluları da ülkemize getirip yargıya teslim edene kadar takibi bırakmayacağız.

* Esasen, suç örgütü mensuplarının yalanlarına ve iftiralarına karşı gereken cevaplar muhatapları tarafından zaten verilmiştir. Bununla kalınmamış, tarafların başvuruları üzerine Ankara ve İstanbul Anadolu Yakası Başsavcılıkları da gereken tahkikatlara başlamıştır.

* Geçmişten bugüne hiçbir iddia, hiçbir itham ortada bırakılmayacak, her şey yargı tarafından araştırılıp, tüm yalanlar, iftiralar ortaya dökülecektir. Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

“GETİRİP YARGIYA TESLİM EDECEĞİZ”

* Suç çetelerinin mensuplarını, dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar takip ediyoruz. Tıpkı FETÖ'cüler gibi, tıpkı PKK’lılar gibi, bu suçluları da ülkemize getirip yargıya teslim edene kadar peşlerini bırakmayacağız. Tüm yalan ve iftiralar araştırılıp ortaya dökülecektir.

Özgür Filistin  #özgürfilistin
00:07:47
haber tiwi
292,492 Views · 9 months ago

Özgür Filistin #özgürfilistin

La Galibe İllallah
Üzülme! Bu davanın sahibi HAK' tır. Hak olan davada zafer muhakkaktır.
#özgürFİLİSTİN
Mescidi Aksa
Kudüs

www.tivu.co

Robot İnsan karışımları geliyor, ''transhümanizm''
00:03:42
haber tiwi
312,144 Views · 9 months ago

Robot İnsan karışımları kapımızda yepteni bir çağ geliyor .

Yapay zeka alanında yaşanan gelişmeler robotların insanın yerini alacağı endişelerine neden olurken, transhümanizm hareketi ile birlikte geleceğin, robot-insan karışımı olan "cyborg"larda olduğu düşünülüyor.

SingularityNET'in kurucusu Ben Goertzel, teknoloji cihazlarının insan vücudunun içine girmesinin kaçınılmazlığını anlatmak için "Düşünün çocuğunuz var ve sınıfındaki diğer bütün çocuklar ondan daha iyi. Çünkü diğer çocukların beyinleri Google'a veya hesap makinesine doğrudan bağlanabiliyor ve kendi aralarında haberleşebiliyorken sizin çocuğunuz onların arasında geri kalmış görünüyor. O her şeyi modası geçmiş metodlarla yapmak zorunda kalıyor ve beyinden beyine arkadaşları ile mesajlaşamıyor. Sınıf öğretmeni, artık sizin kızınızın bu sınıfta olamayacağını söylüyor. Böyle bir durumda ne yapardınız? Transhümanizm, tam da bu noktada entelektüel bir konu olmaktan çıkarak bir zorunluluk haline gelmeye başlar." ifadelerini kullandı.

Tesla Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk ise insanın bilgisayarlar tarafından ele geçirilmemesi konusunda tek çıkar yolunun, bilgisayarların insan beyni ile birleşebileceği bir sistemin olacağını belirtiyor. "Yapay zeka ile birleşme senaryosu şu anda elimizdeki en iyi senaryo" ifadesini kullanan Musk, dün açıkladığı yeni beyin implantı ile insan beyninin makinelerle irtibat kurabileceğini söyledi. Musk, projeyle yapay zeka tarafında geride kalacağı düşünülen insan beyni için tek kurtuluş yolunun bilgisayar bağlantısı olan bir beyin olduğunu vurguladı.

İnsanının biyolojik sınırlarının aşılması projesi olarak transhümanizm
"Transhümanizm" kelime anlamı ile "insan olanın sınırlarının aşılması" anlamına geliyor. Bugüne kadar büyük mesafe katedilen "nanoteknoloji, gen klonlama ve yapay zeka gibi ileri teknolojilerin insan bedeninin içine girerek insanın duygusal, fiziksel ve duyusal yetilerinin geliştirilmesi, hastalıkların yok edilmesi ve yaşamın sonsuza kadar uzatılması" olarak tanımlanıyor.

İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gökhan Şener, AA muhabirine yaptığı açıklamada, transhümanizm kavramının 1950'li yıllarda kullanılmaya başlandığını, bir akım olarak transhümanizmin de 1980'lerden sonra ortaya çıktığını söyledi.

İki kelimenin birleşiminden meydana gelen transhümanizmi anlamak için hümanizmin ne olduğununa yönelik açıklamanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Şener, şunları kaydetti:

İnsan üstü yaşam, insan üstü zeka ve insan üstü sağlık durumu hedefleniyor
"Hümanizmin insanı barbarlıktan kurtarma hedefinin başarısızlığa uğraması sonucu tekrar homo barbarusa mı, yoksa başka bir aşamaya mı geçileceği" sorusunun büyük önem kazandığını ifade eden Şener, bu noktada transhümanizmin devreye girdiğini söyledi.

Bu durumda transhümanizm, 'insanın biyolojik yapısının ortaya çıkardığı sorunlardan kurtulmak adına yeni bir biyo imkanı ortaya çıkarmayı hedefleyen bir akım ya da bir düşünce' olarak tanımlanabilir. Transhümanizmde 3 temel hedef göze çarpıyor; insan üstü yaşam, insan üstü zeka ve insan üstü sağlık durumu. Biz hümanizmde insanın, doğal durumunda insan olmadığını görmüştük. Transhümanizmde ise bir sonraki aşama olarak insanın sadece eğitimle insan olabilmesi bizim için yeterli değil, insanın biyolojik varlığından kaynaklanan sorunları da aşmamız gerekiyor." şeklinde konuştu.
"Hümanizmin tanımlarına baktığımızda, daha çok insanlık sevgisi gibi bir tanım yapılıyor. Bu tanımlama, hümanizmi tam olarak açıklamıyor. Homo humanus, homo barbarusun karşıtı olarak anlaşılmalıdır. Başka bir ifade ile Homo humanustan anlaşılması gereken, Greklerden alınan Paideia'nın özümlemesi ile asilleşen Romalıdır. O halde hümanizmle insanın doğal durumdan çıkarak kendini ifade etmesini anlayabiliriz. Bu da okuryazarlık ve dolayısıyla eğitim ile gerçekleştirilebilir. Hümanizmin temel argümanına baktığımızda, insanın içinde bulunduğu şartlardan etkilenen bir canlı olduğu ve insana yönelik doğru etkilerle ancak insanlaştırılacağıdır. İnsanın dışsal bir etkiye sahip olmasından dolayı o, kendi haline bırakıldığında barbarlığa doğru yönelmektedir. Dolayısıyla insanı barbarlıktan kurtarıp insan yapabilmemiz için homo humanuse doğru eriştirilmesi gerekiyor."

Trashümanizm sonucu ortaya "cyborg"ların (insan-makine karışımı varlıklar) bir evrim sonucu ortaya çıktığı gibi yanlış bir algının olduğuna işaret eden Şener, evrim olarak adlandırılan durumun "insanın doğal duruma adapte olması" anlamına geldiğini, transhümanizm ve hümanizm ile birlikte yapay bir duruma adaptasyonun söz konusu olduğunu söyledi.

"Gelecek düşünen robotların değil, cyborg'ların"
İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gökhan Şener, Alman matematikçi Kurt Gödel'e atıfla insan zihninin hesaplanabilir bir yapıya sahip olmadığını vurgulayarak, Goertzel'in belirttiği teknolojiyle donatılmış çocukların daha zeki olduğu iddiasının doğru olmadığını söyledi.
Kaynak hürriyet

şampiyon: bold pilot [bölüm 2]
00:17:11
haber tiwi
1,248 Views · 9 months ago

90'lı yılların şampiyonu bold pilot, yarış pistlerine veda ettikten yıllar sonra alışılmadık bir jübile için veliefendi hipodromu’na geri döner.

olağanüstü bir kahramanın, olağanüstü vedası.

140journos’tan “şampiyon: bold pilot”
bölüm 2

ay yapım’a teşekkürler.

🎧 son lux - easy
🎧 johann sebastian bach, dustin o'halloran - minim
🎧 takykardia - navigate
🎧 marlon williams - strange things
🎧 tamino - habibi

🔀 şampiyon: bold pilot serisinin soundtrack listesi için: https://open.spotify.com/user/....140journos/playlist/

===================================

📺 bölüm 1: https://www.youtube.com/watch?v=DfMlyXMXOi0

===================================

yeni 140journos videolarını kaçırmamak için linke tıklayarak abone olabilirsiniz: https://www.youtube.com/subscr....iption_center?add_us

ayrıca 140journos’u diğer mecralarda da takip etmek için:

tüm haberler ve özel fotoğraf hikayeleri: https://140journos.com
instagram: https://instagram.com/140journos
twitter: https://twitter.com/140journos
spotify: https://open.spotify.com/user/140journos
facebook: https://facebook.com/140journos

===================================

140journos her gün, türkiye’de yaşanan gelişmeleri telefonunuza kadar getiriyor. günlük whatsapp yayınımıza ücretsiz abone olmak için:

whatsapp’tan “140journos” yazın ve 0536 499 66 09 numaralı telefona gönderin veya linke tıklayın: https://api.whatsapp.com/send?phone=905364996609&text=140journos&source&data

===================================

◉ aktüel yayın: https://www.youtube.com/playli....st?list=PLyyy5cNOa_n
◉ spot yayın: https://www.youtube.com/playli....st?list=PLyyy5cNOa_n
◉ SO: https://www.youtube.com/playli....st?list=PLyyy5cNOa_n

===================================

140journos, türkiye’yi anlamak için orijinal belgesel videolar, nitelikli araştırmalar ve görsel hikayeler üreten bir yeni medya yayıncısı. yeni gelişmeleri takip etmek için sosyal medya kanallarından abone olmayı unutmayın.

#şşşBoldPilotGeliyor

şampiyon: bold pilot [bölüm 1]
00:24:01
haber tiwi
1,576 Views · 9 months ago

90’lar türkiye’sinde bir yarış atı, peşpeşe kazandığı zaferlerle bir ülkeyi kendine hayran bıraktı ve herkes için umut simgesine dönüştü.

rekorları ve asi karakteriyle şampiyon at bold pilot’ın, bir devri değiştiren hikayesi.

140journos'tan “şampiyon: bold pilot”
bölüm 1

ay yapım'a teşekkürler.

🎧 elsiane - vaporous
🎧 unkle - when things explode
🎧 pavel dovgal - faust
🎧 submotion orchestra - backchat
🎧 rob lewis - pines
🎧 the fjords - all in
🎧 una luna - il vicolo
🎧 the heavy - short change hero

#şşşBoldPilotGeliyor

🔀 şampiyon: bold pilot serisinin soundtrack listesi için: https://open.spotify.com/user/....140journos/playlist/

===================================

📺 bölüm 2: https://www.youtube.com/watch?v=uxxccOINYZY

===================================

yeni 140journos videolarını kaçırmamak için linke tıklayarak abone olabilirsiniz:
https://www.youtube.com/subscr....iption_center?add_us

ayrıca 140journos’u diğer mecralarda da takip etmek için:

tüm haberler ve özel fotoğraf hikayeleri: https://140journos.com

facebook: https://facebook.com/140journos
twitter: https://twitter.com/140journos

instagram: https://instagram.com/140journos

spotify: https://open.spotify.com/user/140journos

===================================

140journos her gün, türkiye’de yaşanan gelişmeleri telefonunuza kadar getiriyor. günlük whatsapp yayınımıza ücretsiz abone olmak için:

whatsapp’tan “140journos” yazın ve 0536 499 66 09 numaralı telefona gönderin veya linke tıklayın: https://api.whatsapp.com/send?phone=905364996609&text=140journos&source&data

===================================

◉ aktüel yayın: https://www.youtube.com/playli....st?list=PLyyy5cNOa_n

◉ spot yayın: https://www.youtube.com/playli....st?list=PLyyy5cNOa_n

◉ SO: https://www.youtube.com/playli....st?list=PLyyy5cNOa_n

===================================

140journos, türkiye’yi anlamak için orijinal belgesel videolar, nitelikli araştırmalar ve görsel hikayeler üreten bir yeni medya yayıncısı. yeni gelişmeleri takip etmek için sosyal medya kanallarından abone olmayı unutmayın.

Ataürk'e İlham Veren Kız Çocuğunun Hikayesi
00:04:54
haber tiwi
30 Views · 9 months ago

Ataürk'e İlham Veren Kız Çocuğunun Hikayesi
Atatürk’ün Kucağındaki Sevimli Kız Nuriye İdil
İzmir’in Urla ilçesinde 102 yaşında vefat eden Nuriye İdil, 23 Nisan 1922’de Konya’da eğitim gördüğü okulu ziyarete gelen Atatürk ile yaşadığı diyaloğu, en ince ayrıntısına kadar hatırlıyordu.

TBMM’nin 11 kurucu milletvekilinden savcı Sıtkı Gür’ün kızı olan Nuriye İdil, uzun yıllar okul kitaplarında yer alan ve birçok yerde yayınlanan fotoğrafın öyküsünü şöyle anlatmıştı:

”Fotoğrafın çekildiği gün okuldaydım. İkinci sınıftaydım. Atatürk Konya Mevlana Türbesi’ne yakın bir yerde olan Şems isimli güzel okulumuza geldi. 1922 senesiydi. Yengem ve dayılarım benim için şapka yaptırmışlardı. Atatürk geldiğinde o şapkayı takmıştım. Öğretmenlerim Atatürk’e götürmem için bana bir buket çiçek verdiler, yanına gittim, korkuyla çiçekleri takdim ettim.

Bana kimin kızı olduğumu sordu, sevinçle beni kucağına alarak ‘Aferin, ilk şapka giyen sen oldun. Arkadaşlarını, çocukları, okulunu seviyor musun?’ diye sordu. ‘Çok seviyorum Paşam’ dedim. Atatürk de ‘O halde her sene dünyanın her yerinden çocukları davet edelim birlikte oynayın, kaynaşın’ dedi. 23 Nisan Çocuk Bayramı’nın oluşumunda benim Atatürk ile olan bu diyaloğumun da payı olmasının sevinç ve gururunu yaşıyorum.”



İdil, Atatürk’ün fotoğrafı daha sonra Konya’ya kendisine hediye olarak gönderdiğini anlatarak;

”Fotoğraf çekilirken Atatürk’ün yanında olduğumdan çok heyecanlıydım, zangır zangır titriyordum. Atatürk öyle bir adamdı ki gözlerine bakamazdınız. Projektör gibi gözleriyle içinizi okuyan çok yakışıklı, çok güzel bir adamdı. Sesi gayet mülayim, otoriter bir asker sesi değil, tatlı bir sesi vardı” diye konuşmuştu.

Himaye-i Etfal Cemiyeti ve 23 Nisan
TürkiyeHaber Giriş: 23 Nisan 2021 Cuma 08:57Son Güncelleme: 23 Nisan 2021 Cuma 10:50 Kaynak: TRT Haber
Himaye-i Etfal Cemiyeti ve 23 Nisan


Büyük Önder Atatürk, 23 Nisanı neden çocuklara armağan etti? Bağımsızlık mücadelesi için cepheye koşanların çocuklarına sahip çıkan Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin bu süreçte rolü neydi. Tüm bu soruların yanıtı haberimizde.
Cumhuriyeti inşa edenler, cephe gerisindeki şehit çocuklarını yalnız bırakmadı. 23 Nisan, Himaye-i Etfal geleneği ile onlara adandı. Himaye-i Etfal Cemiyeti, bugünün Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün tarihi kökenini oluşturuyor.

23 Nisan’ın çocuklara adanmasında önemli rol oynadı

Geçmişi Osmanlı'ya uzanan Cemiyet, 1921 yılında Ankara'da faaliyete geçti. Amaç, Milli Mücadele döneminde kimsesiz kalan çocukların korunması ve yetiştirilmesiydi. Atatürk'ün himayesinde cemiyetin o dönem yaptığı çalışmalar, 23 Nisan’ın çocuklara adanmasında önemli rol oynadı. Cemiyetin yetim ve öksüz çocuklar için yardım toplaması, çocuk bayramına giden sürece katkı sağladı.

Mustafa Kemal Paşa, cemiyetin koruyuculuğunu üstlendi

Milli mücadele için cephede şehit düşenlerin evlatları bütün vatanın evlatları ve yarınlarıydı artık. Büyük Millet Meclisi'ni kuranlar için de onlara sahip çıkmak önemli bir öncelik haline geldi. Mustafa Kemal Paşa, Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin koruyuculuğunu kendi ifadesiyle iftiharla üstlendi. Mecliste'ki temsilciler de cemiyete yardım için çalışmalar yürüttü, halkı da bu desteğe teşvik etti.

"Çocuklara kol kanat germe onların iyi bir eğitim almalarını sağlama anlamında bir inisiyatif oluşturdu"

Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Taner Lüleci, Himaye-i Etfal Cemiyeti'ne ilişkin, "Çocuklara kol kanat germe onların iyi bir eğitim almalarını sağlama anlamında bir inisiyatif oluşturdu. Türk milleti şehitlerinin çocuklarına ortada kalan çocuklara bütün varlığıyla elinden gelen yardımı yapmak istemiştir." dedi.

Çocuk Bayramı olarak kutlamaya başladı

Yıllar ilerledikçe cemiyetin sahip çıktığı çocukların 23 Nisan kutlamalarına katılımı arttı. Bu tarih, farklı bir coşkunun ve duyarlılığın simgesi oldu. 1927’de Himaye-i Etfal Cemiyeti 23 Nisan’ı Mustafa Kemal Paşa’nın himayesinde Çocuk Bayramı olarak kutlamaya başladı. 2 yıl sonra, takvimler 23 Nisan 1929’u gösterdiğinde Atatürk, bu bayramı çocuklara armağan etti.

Ulusal egemenliğin kazanıldığı gün, savaş sırasında kimsesiz kalan çocukların en mutlu olduğu güne dönüştü.

Safran Tarihi
00:03:32
haber tiwi
16 Views · 9 months ago

Safran Bitkisi

İlçemize adını veren bitki Safran uzun yıllar boyunca gıda, tekstil ve ilaç sanayinde yoğun olarak kullanılmıştı. Yetiştirildiği bölgelere ve iklim türlerine göre kalitesi farklılaşmakta olup, en kaliteli Safran yöremizde yetişmekte ve talep görmektedir.

Dünyanın En Pahalı Baharat Bitkisi,
İlçemize Adını Veren Bitki,
Kozmetik ve İlaç Sanayisinde kullanılan bitki,
Kendi Ağırlığının 100.000 Kat Suyu Sarıya Boyayan Bitki,
Adına Festival Düzenlenen Bitki,
Bir Gramı Altının Gramına Eşdeğer Tutulan Bitki...

Çok değil zamanımızdan yüzyıl öncesine kadar Safranbolu'da 40 köyde safran üretiminin yapıldığı bilinmektedir. Hatta Safranbolu isminin safranı bol veya safran şehri anlamına geldiği İlçenin ismi söylenirken ilk akla gelen şeylerden biridir. Zaman içerisinde boya teknolojisi ve ilaç sanayi indeki gelişmeler, fiyatının pahalı olması tüketimin iyiden iyiye azalmasına neden olmuştur. Günümüzde Safran tarımı, Devlet destekli projeler ile yaşatılmaya çalışılmaktadır.
Safran çok eskiden beri yetiştirilen önemli bir ilaç, baharat ve boya bitkisidir. Ancak ekim alanı son yıllarda "hiç yok" denecek kadar azalmıştır. Safranın tarihsel ve ekonomik olarak çok önemli iki özelliği bulunmaktadır. Tarihsel özelliği, şirin ilçemize ismini vermiş olmasından ileri gelmektedir. Ekonomik özelliği ise, dünyada çeşitli endüstri dallarında çok geniş kullanım alanı bulunan en pahalı baharat olmasıdır. Dolayısıyla, safranın tarihçesi, morfolojisi, tarımı, hasat edilmesi, hasat sonrası işlemleri ve ekonomik değeri üzerinde durularak, tanıtımının yapılması büyük önem kazanmaktadır.
Bugün, dünya piyasalarında, safranın gramı, altının gramına eşdeğer tutulmaktadır. Safran yetiştiren ve ürününü ihraç eden ülkeler, önemli oranda döviz girdisine sahip olmaktadır. Safranın, özellikle ilaç ve gıda endüstrisinde çok geniş kullanım alanı bulunmaktadır. Kanser araştırmalarında, bazı kanser türlerine karşı ümit var bulunduğu için, safran geniş çapta denemelerde kullanılan bir madde durumundadır. Kullanım alanları göz önüne alındığında, dünyada safrana talebin yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, safran ekim alanlarının sınırlı olması nedeniyle, elde edilen ürün, talebi karşılayamamaktadır.

Safranın ekonomik değerinin çok yüksek olması ve dünyadaki talebin fazla oluşu, safran tarımını önemli duruma getirmektedir. Geçmişte geniş alanlarda safran yetiştirilmiş bulunan ülkemizde, unutulan tarımın tekrar canlandırılması ve çiftçilerin desteklenmesi, ülkemiz ekonomisi için büyük kazanç olacaktır.

Safran'ın Tarihçesi

Bazı literatür verilerine göre, safranın vatanının Anadolu ve Doğu Akdeniz çevresi olduğu, bazı kaynaklara göre ise, safranın Anadolu,ya Orta Asya'dan göç eden Türkler tarafından getirildiği belirtilmektedir.
Homeros ve Hipocrates, safranın çağlar boyunca İran ve Hindistan'ın Keşmir Bölgesinde yetiştirildiğini kaydetmektedirler. Moğollar safranı Çin'e Araplar İspanya'ya ve Haçlılar Batı Avrupa'ya tanıtmışlardır. Eski Yunan, Roma ve Mısır uygarlıklarında safran, boyama, parfüm, ilaç ve yemek pişirme gibi amaçlarla kullanılmıştır. Kleopatra'nın, safrandan üretilmiş parfüm kullandığına ait kayıt düşülmüştür. Orta-Doğu'da, en az 4000 yıldan beri aromatik tatlandırıcı, parfüm, boya, ilaç ve hatta bir aphrodisiac olarak kullanılmak üzere safran yetiştirilmiştir. Öyle olmuştur ki, safran zaman zaman altın ile eşdeğer tutulmuştur.
Safran Hititliler döneminden beri Anadolu'da bilinen ve ilaç olarak kullanılan bir drogdur. Yunanlılar döneminde, İzmir yöresinde yetiştirilmiştir. Osmanlılar döneminde de önemini korumuş ve 1858 Yılında, 9705 kg. safran İngiltere'ye satılmıştır. Yirminci yüzyılın başlarında, işgücü yetersizliği ve ekonomik güçlükler nedeniyle, ekimi ve üretimi çok gerilemiştir. 1913 Yılında, yalnızca Safranbolu ve Şanlıurfa'da safran tarımı yapılmıştır. Bu dönemde elde edilen safran miktarı ise, yalnızca 500 kg dır. Bu miktar, ülke gereksinimini karşılayamadığı için, 1923 yılından itibaren Avrupa ülkelerinden ithal edilmeye başlanmıştır.Safranın yıllık yurt içi tüketimi 1000 kg kadardır.
Geçmişte safranın Ülkemizde yetiştirildiği yerler, başta Safranbolu olmak üzere İstanbul, Tokat, İzmir, Adana ve Şanlıurfa'dır. Safranbolu'da 40 kadar köyde safran yetiştirildiği kaydedilmiştir. Bugün ülkemizde safran yetiştiriciliği, yalnızca Safranbolu'da Davutobası (dört aile), Yörük (bir aile), Aşağıgüney (bir aile) Köylerinde olmak üzere üç köyde, 4310m2 alanda devam ettirilmeye çalışılmaktadır.Dünya safran ticaretindeki önemli yerimizi kaybettiğimiz gibi, yurt içi üretim tüketimimizi karşılayamadığı için safran ithal etmek durumundayız.

Safranın Dünyada Yetiştirildiği ülkeler
Asya'da; İran, Azerbaycan, Hindistan, Pakistan, ve Çin dir. Ayrıca, Yeni Zelanda da yetiştirildiği de belirtilmektedir.
,

Feci Kaza 1 Ölü, Duyarsızlaşan İnsanlık.
00:03:05
haber tiwi
8,787 Views · 10 months ago

Feci Kaza 1 Ölü, Duyarsızlaşan İnsanlık

İstanbul'da TEM Otoyolu Kumburgaz mevkii Ankara istikametinde kum yüklü hafriyat kamyonunun üzerine devrildiği otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti. Kaza sonrası yolun Ankara istikameti bir süre tamamen trafiğe kapatıldı.

Kum Dolu Kamyon Altında kalan Reno Clio Marka Araç içinde sürücü hayatını kaybetti. Tonlarca Kum altında kalan aracın içinden sürücü cansız bedeni çıkarıldı.

Kamyon kasasındaki tonlarca kum Reno Clio üzerine Yıkıldı 1 Kişi Can verdi. Eyüpcan Gönder çektiği video sizler için derledik.

Kaza anında evlerine işlerine yetişmeye çalışan insanların pervasızlığı ve Kamu Görevlileri tarafından yönetilmesi gereken, bilinçli yaklaşılması gereken kaza olayların da halkın olaylara müdahalesi ne derece doğru.

Çin'de İnsanlık Dışı O Festival Düzenlenmeye Devam Ediyor!
00:03:25
haber tiwi
28 Views · 1 year ago

⁣Çin'de İnsanlık Dışı O Festival Düzenlenmeye Devam Ediyor!

Katil Arılar Türkiye'ye Geldi! Ormanlarımız Tehlikede!
00:03:13
haber tiwi
43 Views · 1 year ago

⁣Katil Arılar Türkiye'ye Geldi! Ormanlarımız Tehlikede!

Nükleer Füzyon Projesinde Yeni Aşama Kaydedildi!
00:02:06
haber tiwi
40 Views · 1 year ago

⁣Nükleer Füzyon Projesinde Yeni Aşama Kaydedildi!

Mutlu Eden Besinler!
00:04:50
haber tiwi
32 Views · 1 year ago

⁣Mutlu Eden Besinler!

Volkswagen’in İki Ülkeden Daha Fazla Borcu Olduğu Ortaya Çıktı!
00:02:06
haber tiwi
29 Views · 1 year ago

⁣Volkswagen’in İki Ülkeden Daha Fazla Borcu Olduğu Ortaya Çıktı!

Yapay Zekalı Yeni Radar Sistemi Çıkıyor, Peki Ne Kadar Güvenilir?
00:03:51
haber tiwi
62 Views · 1 year ago

⁣Yapay Zekalı Yeni Radar Sistemi Çıkıyor, Peki Ne Kadar Güvenilir?

Prens Harry, Büyükannesi Kraliçe Elizabeth'e Yine Karşı Çıktı!
00:03:41
haber tiwi
54 Views · 1 year ago

⁣Prens Harry, Büyükannesi Kraliçe Elizabeth'e Yine Karşı Çıktı!

Lübnan’da Yaşanan Patlama Sonrası O Anları Canlı Yayında Takip Ettik!
00:04:22
haber tiwi
43 Views · 1 year ago

⁣Lübnanlı yetkililer, 6 yıl boyunca bir depoda tutulan 2 bin 750 ton amonyum nitratın Afrika'da bir ülkeye sevk edilmek istenirken BL'de infilak ettiğini açıkladı. Patlama sonucunda bölgenin en önemli ticaret limanlarından BL büyük bir harabeye dönüştü.

TivuCo Gizem Fidan Habertiwi 29.07.2020
00:00:00
haber tiwi
70,370 Views · 1 year ago

⁣TivuCo Gizem Fidan Habertiwi 29.07.2020

TENET Filmi Hakkında Son Durum Ortaya Çıktı!
00:02:40
haber tiwi
56 Views · 2 years ago

Yakında vizyona girecek TENET filmi hakkında yine bir erteleme kararı alındı!

Çip Teknolojisi Samsung'a da Kazandırdı!
00:04:34
haber tiwi
9 Views · 2 years ago

Samsung, akıllı telefon satışlarında kayıplar olmasına rağmen çip teknolojileri sayesinde farkı kapattı!

Donald Trump Başkanlık Seçimleri Öncesi İşte Bu Adımı da Attı!
00:01:22
haber tiwi
19 Views · 2 years ago

Donald Trump tartışılan kararlarına bir yenisini daha ekledi!

Elektronik Paralar Mı Geliyor? Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği Resmen Kurul
00:01:46
haber tiwi
15 Views · 2 years ago

Covid-19 sebebiyle dijitalleşme konusunda da önemli adımlar atılırken bu kez önemli bir birlik kuruldu.

Avengers Yönetmenlerinden Covid 19 Döneminde Açılacak Sinema Salonlarına Uyarı!
00:03:46
haber tiwi
28 Views · 2 years ago

Sinema salonlarının Covid-19 sebebiyle alması gereken önlemlerden bahsedilirken, Avengers yönetmenlerinden yeni açıklamalar geldi!

400 Kişi Korona Sebebiyle Gözaltına Alındı!
00:02:28
haber tiwi
12 Views · 2 years ago

Normalleşme süreci Türkiye'de devam ederken, yeni vakalar hakkında haberler gelmeye devam ediyor...

Sosyal Yardım Alan Hem de Lamborghini Ticareti Yapan Çift Yakalandı!
00:03:14
haber tiwi
12 Views · 2 years ago

Maddi yetersizlikleri sebebiyle sosyal yardım aldıklarını iddiaa eden çift hakkında gerçekler ortaya çıktı!

Gizem Fidan ile E-Haber 26.05.2020
01:42:37
hakansrndk60
65 Views · 2 years ago

⁣Gizem Fidan ile E-Haber 26.05.2020

ABD’de Mahkumlar Bilerek Koronavirüs Bulaştırdılar, İşte Sebebi!
00:02:41
haber tiwi
11 Views · 2 years ago

⁣ABD’de Mahkumlar Bilerek Koronavirüs Bulaştırdılar, İşte Sebebi!

O Kentte Hiç Koronavirüs Vakası Görülmedi!
00:01:39
haber tiwi
10 Views · 2 years ago

Batman'ın 12 bin yıllık tarihi ilçesi Hasankeyf'te şu ana kadar corona virüse rastlanılmadı. Belediye Başkanı Abdulvahap Kusen, antik kente ziyaretçileri kabul etmemeleri ve aldıkları önlemler sayesinde corona virüsün görülmediğini ifade ederek, "Çok çabuk bulaşan bir hastalık olduğu için de izolasyona önem verdik. Şimdiden yaklaşan Ramazan Bayramı için de uyarılarda bulunuyoruz. Kimsenin misafir kabul etmemesini istiyoruz" dedi.

Dünyaya Düşen En büyük Meteorlar
00:03:32
haber tiwi
29 Views · 2 years ago

‘Dünyaya Düşen En büyük Meteorlar’


Çin’e düşen göktaşı Armanty
2011 yılında Çinli bir araştırma ekibi, ülkenin kuzeybatısında 25 ton ağırlığında bir göktaşı keşfetti. Ancak daha önce 1898 yılında, aynı bölgede Armanty adı verilen bir göktaşı gün yüzüne çıkarılmıştı ve ağırlığının 28 ton olduğu tahmin ediliyordu. Armanty meteorunun parçası 1898 yılında Çin’de bulundu.


Hoba: Dünyada bulunan en büyük göktaşı
Yeryüzünde bugüne kadar bulunmuş olan en büyük göktaşı, Hoba isimli 10 km çaplı bir meteordan düşen bir parçadır. Bu parça 1920 yılında Namibya’da bulundu ve ağırlığı 66 tondan fazladır.


Cape York’ta parçalanan meteor
Daha önceden Grönland’da Eskimolar tarafından bulunan Cape York meteorunun kalıntıları 19. Yüzyılın sonunda yeniden keşfedildi. Ahnighito adındaki en büyük parçası 30 tondan ağırdır. Ancak meteorun tüm parçalarının toplam ağırlığı 58 ton civarında.



Willamette Meteoru
Willamette, bu zamana kadar Amerika’da keşfedilen en büyük meteordur. Yüzey alanı 7,8 metrekare olan meteorun ağırlığı ise 15,5 tondur. Meteor, 1906 yılında New York’ta bulunan Amerikan Doğal Tarih Müzesi bünyesine alınmıştır.


Standartların dışındaki çarpmaların şahidi kraterler
Yucatan yarımadasında bulunan Chicxulub krateri, 170 ile 300 km arasında bir boyuttadır. Bu krater yaklaşık 10 km çaplı bir meteorun 65 milyon yıl önce gerçekleştirdiği bir çarpmanın sonucu oluşmuştu.

Johann Carl Friedrich Gauss
00:09:30
haber tiwi
18 Views · 2 years ago

Carl Friedrich Gauss

Bilime, diferansiyel geometri, analiz, sayılar kuramı, manyetizma, jeodezi, optik ve astronomi alanlarına katkıda bulunmuş, antik çağlardan beri yaşamış en büyük matematikçi ve matematikçilerin prensi olarak tanınan Johann Carl Friedrich Gauss,1807’de astronomi bölümüne profesör olduğu Göttingen Üniversitesi’nde ömrünün sonuna kadar kalır. Son yıllarında edebiyatla ilgilenir. Gauss, 23 Şubat 1855’te 78 yaşında Göttingen’de ölür. Beyni araştırma için muhafaza edilir ve bugün hala Göttingen Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi’nde formalin içinde korunur.

Gauss’un resmi 1989 – 2001 yılları arasında, bir normal dağılım eğrisiyle beraber, 10 DM banknotlarının üzerine basılır.
Almanya’nın Dransfeld kentindeki 51 metrelik beton gözlem kulesinin adı Gauss Kulesi’dir.
CGS sistemindeki manyetik alan birimi 1 Gauss’tur. Gauss’un ismi matematik ve fizikte pek çok teorem, formül ve kavrama verilir.
1977’de Gauss’un doğumunun 200. yıldönümünde, Doğu Almanya ve Batı Almanya’da ayrı ayrı hatıra pulları basılır.
Ay’daki Gauss krateri, 1001 Gaussia asteroidi ve Antarktika’da sönmüş bir volkan olan Gaussberg, Gauss’un anısına isimlendirilir.
2005 yılı, Gauss’un 150. ölüm yıldönümü olması nedeniyle Gauss yılı ilan edilir.

Leonardo da Vinci
00:09:40
haber tiwi
13 Views · 2 years ago

Rönesans döneminin etkin tanıklarından biri olan Leonardo da Vinci 15 Nisan 1452 ile 2 Mayıs 1519 tarihleri arasında yaşadı. Zamanın ötesinde olan Leonardo da Vinci en bilindik eserleri Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği'dir. Peki Leonardo da Vinci kimdir?

Leonardo di ser Piero da Vinci 15 Nisan 1452’de Floransa’da doğdu. Avrupa’daki modern isimlendirme kurallarından önce adı Leonardo di ser Piero da Vinci’dir. Bu adın manası, Vinci’li üstad Piero’nun oğlu Leonardo’dur.

14 yaşına kadar Vinci’de yaşadı büyükanne ve büyükbabasının yanında yaşadı. İkisi de ard arda ölünce Floransa’ya gitti. O donemde evlilik dışı çocukların üniversiteye gitmesi yasaktı ve maalesef Leonardo da babasının evlilik dışı bir ilişki sonucu dünyaya gelmiş bir çocuktu. Bu yüzden üniversitede okuma imkanı bulamadı.

Anatomi çalışmaları, da Vinci’nin giderek daha çok üzerine yoğunlaştığı bir konu haline gelmişti. İnsan organizmasına, çalışma kurallarını merak ettiği mükemmel bir makine olarak yaklaşmıştır.

Leonardo da Vinci, 2 Mayıs 1519’da 67 yaşındayken Ambois’teki evinde yaşamını yitirdi. Kralın kollarında can verdiğine dair rivayetler vardır.

Son sözleri ise “Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim.” olmuştur. Ambois’teki Saint Florentin Kilisesi’nde toprağa verilmiştir.

TEKNO fark yaratan bilimsel buluşlar.
00:06:58
haber tiwi
19 Views · 2 years ago

VİDEO TEKNO

Geçtiğimiz yılın fark yaratan bilimsel buluşlarından bazıları…

Fotodinamik Tedavi Tekniği


Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ural Akbulut, uluslararası dergiler Science ve Nature ile önemli bilimsel konferanslar gibi kaynaklardan, 2019'da bilim dünyasında yaşanan önemli gelişmeleri, yüzlerce buluş arasından derledi.

Buna göre, 2019'un en etkileyici buluşları arasında kanser hücresinin çekirdeğine girip parçalayan foto dinamik terapi yer aldı. İngiltere'de Warwick Üniversitesi Kimya Bölümü araştırmacıları, iridyum atomlarını albümin moleküllerine bağlayarak ışığa duyarlı hale getirdiklerini açıkladı.

Bu moleküllerin kanser hücrelerinin çekirdeğine girebildiklerini vurgulayan araştırmacılar, fotodinamik tedavi tekniğiyle o noktaları ışınla aktive ederek kanser hücrelerini parçaladıklarını duyurdu. Tekniğin hastalarda denenmediği ancak gelecekte kemoterapi alan hastaların yan etkiler nedeniyle olumsuzluk yaşamalarının önlenebileceği belirtildi.

3D yazıcıları 100 kat hızlandıran teknoloji



ABD'deki Michigan Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. T. Scott, günümüzdeki 3D yazıcılardan 100 kat daha hızlı üretim yapan yeni bir yazıcı geliştirdiklerini bildirdi.

Mevcut teknolojilerde, küçük bir objenin 3 boyutlu modelinin üretimi, her ince katman soğuyup sertleşmeden bir sonraki katman oluşturulamadığı için saatler sürüyor. Scott ve ekibi ise bu sistem yerine sertleştirilebilen sıvı haldeki plastiği cam bir kaba yerleştirerek yeni bir teknoloji geliştirdi. Yeni yazıcıyla ilgili 3 patent başvurusu yapıldı ve çalışmayla ilgili bilimsel veriler, Science Advances Dergisi'nde yayımlandı.

Birkaç yüz hücrelik tümörleri belirleme tekniği

ABD'de araştırmacılar, vücudun derinliklerinde birkaç yüz hücre kadar küçük kanser tümörlerini bulmalarını sağlayan yakın-kızılötesi floresan optik görüntüleme sistemini geliştirdi. MIT'de Biyomühendislik ve Malzeme Bilimleri Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. A. Belcher, bu teknolojiyle rahim kanseri tümörlerinin başlangıç aşamasında görüntülenebileceğini açıkladı.

Belcher, diğer tekniklerle en fazla 3 santimetre derinlikteki tümörler görüntülenebildiği halde yeni tekniğin 8 santimetre derinlikteki tümörleri belirleyebildiğini bildirdi. Bu çalışmayla ilgili bilimsel makale, Nature Scientific Reports Dergisi'nde yer aldı.



Sıfırın altında 23 derecede süper iletken üretimi


ABD'deki Chicago Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. V. Prakapenka, sıfırın altında 23 santigrat derecede süper iletken bir malzeme ürettiklerini açıkladı. Yeni süper iletkenin, çok yüksek basınç altında üretilen lantanyum superhidrit olduğu duyuruldu.

Bugüne kadar üretilen süper iletkenler en fazla eksi 73 santigrat derecede sıfır dirence sahip olabiliyordu. Yeni süper iletkenin, iki elmas arasında çok yüksek basınç uygulanarak üretildiği için miktarının çok düşük olduğu açıklandı. Bu çalışmanın detayları, Nature Dergisi'nde yayımlandı.



Zihin gücüyle çalışabilen kol protezi

ABD'de Carnegie Mellon ve Minnesota üniversitelerinin ortak çalışmasıyla, beyine elektrotlar takmadan kol protezinin zihin gücüyle hareket ettirilmesinin önünü açan yeni bir teknoloji geliştirildi. Biyomedikal Mühendisliği'nde öğretim üyesi Prof. Dr. B. He, noninvaziv bir beyin-bilgisayar ara yüzü kullanarak zihin kontrollü robotik kolun bilgisayar imlecinin hareketini mükemmel şekilde takip etmesini sağladıklarını açıkladı.

Bu amaçla EEG tekniğini kullandıklarını vurgulayan araştırmacılar, çalışmanın bilimsel sonuçlarını Science Robotics Dergisi'nde anlattı.



Karbondioksit gazı katı karbona dönüştürüldü

Aşırı karbondioksit salınımını yavaşlatıcı en önemli buluşlardan birini, Avustralya'da RMIT Üniversitesi araştırmacılarından Dr. D. Esrafilzadeh ve ekibi yayımladı.

Önceki çalışmalarda karbondioksitin sadece çok yüksek sıcaklıklarda karbona dönüştürülebildiğine işaret edilerek, oda sıcaklığında katı karbon üretilerek maliyetin çok düşürüldüğü açıklandı. Çalışma, Nature Communications Dergisi'nde yer aldı.

Johann Sebastian Bach
00:03:00
haber tiwi
9 Views · 2 years ago

Johann Sebastian Bach, 21 Mart 1685'de Almanya'da doğdu.

Bach sülalesi, köklü bir sülaledir ve hemen hemen her bireyi müzisyendir. Bach ailesi, 16. ve 17. yüzyıllar boyunca ailenin doğan her ferdini müzisyen olarak yetiştirdi. Dededen toruna her birey birbirine müzikle bağlanmıştır.

Henüz 9 yaşında annesini, bundan bir yıl sonra da babasını kaybeden Bach, yaşamının en sıkıntılı dönemlerini çocuk yaşlarda yaşamaya başladı.

Bach org çalan ağabeyinin yanında kendini geliştirmeye başladı.

Bach, Mattehaus Kilisesi'ne soprano olarak girdiğinde daha 15 yaşındaydı. O sırada besteci Georg Böhm Lüneburg'da Johannes Kilisesi'nin orgculuğunu yapıyordu. Bach bu ustadan oldukça faydalandı. Bach'ın org için yazdığı ilk eserlerde Böhm'ün etkileri fark edilir.

Bir süre sonra Armstad'ta org çalmaya başlayan Bach, daha ciddi, daha fazla para kazanabileceği, daha profesyonel bir iş istiyordu. Bir zaman sonra aradığını Mühlhausen'de buldu. Bugün mevcut olan eserlerinden birkaçını bu dönemde yapmıştır fakat burada yaptığı bestelerin büyük bir kısmı günümüze ulaşmamıştır.Bach, yaşamı boyunca 1000'in üzerinde beste yaptı. Fakat Günümüze ulaşan eserleri, ikinci evliliğinden olan Carl Phillip Emanuel'in arşivine aldıklarıyla sınırlı kaldı.

Johann Sebastian Bach, 28 Temmuz 1750'de, akşam saat 8:45'te yüksek bir ateşin ardından inme inmesi ve inmeye karşı yapılan sağaltım tedavisinin sonuçsuz kalmasından sonra hayatını kaybetti.

Güneşi Zapteden Kadın Dilhan Eryurt
00:07:45
haber tiwi
11 Views · 2 years ago

Dilhan Eryurt, yıllar sonra ABD'ye gittiğinde National Academy of Sciences bursunu alarak NASA’nın New York’taki Goddard Uzay Araştırma Enstitüsü’nde çalışmaya başladı. Doçentliğini AÜ Astrofizik Anabilim Dalı’nda Prof. Dr. A. E. Kreirken’in danışmanlığında tamamlar ve 1959 yılında Uluslararası Atom Enerji Ajansı tarafından verilen bir bursla iki yıllığına Kanada'ya gitti, gerçek astrofizikle orada karşılaştı. Prof. Dr. Cameron ona çalışması için üç konu teklif etti ve o hidrojen yıldızlarını seçti. Ardından da, önce hidrojenden oluşan bir gazın opozitesini hesaplamak gerektiğini, bunun için de yapması istenen bilgisayar programını yapmayı başardı. Daha sonra basıldığını söylediği bu çalışmayla burada ilk öğrendiği şey de “fitting” yöntemi olmuş… Eryurt, Kanada’daki çalışmalarının ardından, ABD'den aldığı bir bursla Indiana Üniversitesi’nde araştırmacı olarak çalışmaya başladı. Indiana’da yıldız modelleri yapmakla tanınan Prof. Dr. M. Wrubel ile çalıştı.


Prof. Dr. Dilhan Eryurt 1973 yılında kadrolu olarak ODTÜ Fizik Bölümü’ne döndü ve burada Astrofizik Anabilim Dalı’nı kurdu. 1988 yılında, önce ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Başkanı olarak görev aldı, ardından da Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanlığını beş yıl yaptıktan sonra, 1993 yılında emekliye ayrıldı… Prof. Dr. Dilhan Eryurt, 1969 yılında NASA tarafından verilen Apollo Başarı Ödülü’nü aldı. Daha sonra dünya çevresinde belli bir yörüngeye yerleştirilen ve içinde ilk insansız uzay araçlarının geliştirilmesinden sorumlu kurumlarda da görev yaptı. Bir diğer başarı ödülünü de, 1977 yılında TÜBİTAK “Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülü” olarak aldı…

ABD, Kanada ve başka ülkelerdeki mesleki dergilerinde ortak ya da kendi imzasıyla birçok makalesi yayımlandı... International Astronomical Union, American Astronomical Society, Turkish Astronomical Society (Türk Astronomi Derneği) gibi ulusal ve uluslararası meslek kuruluşları ile Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyesidir. Bilim ve Teknik dergisi Kasım 1997 sayısında onun için bir özel bölüm haırladı.

23 Nisan 1920’de ne oldu?
00:02:59
haber tiwi
108,673 Views · 2 years ago

23 Nisan 1920 tarihine giden süreç nasıldı? 23 Nisan 1920’de ne oldu?

Erzurum’dan mebus seçilmiş olmasına rağmen Mustafa Kemal İstanbul’a gelmemişti. 17 Mart 1920 tarihinde Temsil Heyeti adına bir bildiri yayınlayarak yönetime el koyduğunu ve meclisin Ankara’da toplanacağını duyurdu. Böylelikle vatanın bütünlüğünü ve milletin özgürlüğünü halka dayandırarak kurtarmanın yolunu açmış oldu.

Alınan seçim kararı sonrası İtilaf kuvvetleri güçlü oldukları bölgelerde seçim yapılmasını engelleyecek faaliyetlerde bulunuyorlardı. Buna karşılık ülkenin her köşesine ulaşmak amacıyla seçmen tabanı genişletildi.

Nihayet Türkiye’nin yeni yasama organı, işgal altındaki İstanbul’dan kaçıp gelen mebusların da katılımıyla Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920 tarihinde açıldı. Bu, Türk milletinin iradesinin bir sembolü olarak ifade edebileceğimiz bir meclis, 23 Nisan 1920 tarihi ise Türk milletinin egemenliğini ilan ettiği tarihtir.

iLK KADIN GAZETECi SELMA RIZA FERACELİ
00:06:31
haber tiwi
19 Views · 2 years ago

iLK KADIN GAZETECi SELMA RIZA FERACELİ

Bugünkü Konuğumuz: İlk Türk Kadın Gazeteci İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Tek Kadın Üyesi: Selma Rıza Feraceli

Selma Rıza, 1872’de İstanbul’da 7 çocuklu bir ailenin en küçük kızı olarak dünyaya geldi.
Babası Ali Rıza Bey, Şura-yı Devlet ve Meclis-i Âyan'ın önemli isimlerinden olan bir kültür adamıydı. Annesi Naile Hanım, Avusturya kökenli asil bir aileden geliyordu. En büyük ağabeyi ise Paris’teki Jön Türkler’ in lideri ve 1908 devrimin ardından Osmanlı Parlamento’sunun başkanı olan Ahmet Rıza Bey’di.

Selma Rıza, dönemin koşulları yüzünden eğitimini evde tamamladı. Ahmet Rıza Bey’in Selma Rıza’nın eğitimi üzerinde çok büyük etkisi oldu. Ahmet Rıza Bey, hürriyet fikrini ateşle savunan bir vatanseverdi. Kız kardeşini de kendisi gibi yetiştirdi.

Selma Rıza, bir gece her şeyi geride bıraktı ve İstanbul’dan ağabeyi Ahmet Rıza Bey’in yanına Paris’e kaçtı.


Kaçarken ne ailesine ne de dostlarına haber vermedi. Selma Rıza’nın bu cesur eylemi Jön Türkler tarafından takdirle karşılanacaktı.

Selma Rıza artık özgürlüğün ateşiyle vatan topraklarının en ateşli savunucularından biri olacak, Jön Türkler'le beraber mücadeleye atılacaktı. Selma Hanım, böylece İttihat ve Terakki'nin ilk ve tek yeminli kadın üyesi olarak tarih sahnesine çıkmış oldu.

Selma Rıza, çok iyi Fransızca biliyordu. İlk iş olarak eğitimine Sorbonne Üniversitesi’nde devam etme kararı aldı.

Selma Hanım, böylece bir ilke daha imza atarak Sorbonne Üniversitesi’nde eğitim alan ilk Türk kadın oldu.

Selma Rıza gazeteciliğe, İstibdat dönemine korku salan Meşveret gazetesinde başladı. Ahmet Rıza ve Halil Ganim Bey’in kendi paralarıyla çıkardığı, Osmanlı topraklarında hürriyet ve eşitliği savunan Meşveret kısa zamanda Jön Türk’lerin sesi haline geldi. Fransızca “Danışma” anlamına gelen Meşveret önceleri ayda iki kez yayımlandı.

Selma Rıza, artık basın tarihimizin ilk kadın gazetecisiydi.

ilk kadın doktor Safiye Ali
00:03:43
haber tiwi
16 Views · 2 years ago

ilk kadın doktor Safiye Ali
Safiye Ali ismini hiç duydunuz mu? Bu ülkenin ilk kadın doktoru.
1891 yılında İstanbul’da dünyaya gözlerini açan, 6 kişilik ailenin, en küçük ve en zeki kız çocuğudur.

Amerikan Kız Kolejinde okurken Balkan savaşından getirilen yaralıları tedavi eder.
Lise bitince doktor olmaya karar verir. Fakat hangi kapıyı çalsa ‘’Tıp Fakültesine kadın öğrenci alamayız’’ sözüyle karşılaşır.
Kafaya koymuştur bir kere doktor olacaktır. Maddi imkansızlıklara rağmen Almanya’ya Tıp okumaya gider.
Açlık ve sefaletin en dibini görür. Günlüğünde şu not vardır; ‘’Çöpten çıkarıp geceleri yediğim ekmek hiç ağrıma gitmiyor, ülkemde tıp fakültesi varken buralarda olmam daha çok ağrıma gidiyor. Ne olursa olsun ülkeme doktor olarak döneceğim.’’ Dediğini yapar ve okulunu derece ile bitirip ülkesine doktor olarak döner.
Cağaloğlu’nda ilk muayenehanesini açar fakat kadın olduğu için ilk zamanlar kimse gelmez. Halbuki kadın ve çocuk hastalıkları doktorudur.

Aşağılamalara, dışlamalara ve hakaretlere aldırmadan, pes etmeden devam eder.
Fakir ailelerin kadınlarını ve çocuklarını evlerinde ücretsiz tedavi eder.

Eline geçen ilk parayla süt ve bakım evi açar. Hasta ve zayıf çocuklar için Hilal-i Ahmer muayenehanesini kurar. Direnerek, kadınların tıp fakültesine alınmalarını sağlar.
Ülkenin tıp eğitimi veren ilk kadını olur. Vücudu kendisinden önce pes eder; kansere yakalanır. Almanya’ya gönderilir. Almanya’da tıp eğitimi aldığı hastanede, 1952 yılının ılık bir bahar günü 61 yaşında hayata gözlerini yumarken şu sözleri söyler; Kadınlar size emanet…
Bu yüce kadın Safiye Ali’dir…

Ruhu şad olsun

Keşfi Çalınan Bir Bilim İnsanı Alice Augusta Ball
00:03:44
haber tiwi
11 Views · 2 years ago

Yaptığı Keşif Kendisinden Çalınan Bir Bilim İnsanı

Afrikalı Amerikalı bir bilim insanı olan Alice Augusta Ball, 1894 yılında Seattle, Washington’da doğdu. Orta sınıf bir ailesi vardı ve hem annesi ve babası hem de büyükbabalarından bir tanesi fotoğrafçıydı. O zamanlarda, fotoğrafları yıkamak ve basmak kimyasal olarak karmaşık bir süreci gerektiriyordu. Alice çocukluğu boyunca ebeveynlerinin bir şeyleri karıştırıp işlemlerden geçirdiğini gördü ve belki de onun kimyaya duyduğu ilgi buradan geldi.


Ball’un Kava bitkisi üzerine yazdığı tezi, o zamanlarda Hansen hastalığı (cüzzam) için var olan tek tedavi olan şolmgra yağı üzerinde çalışmalarda bulunan Dr. Harry Hollman’ın dikkatini çekti. Yağ deri üzerine uygulanıyor, deri altına enjekte ediliyor veya ağızdan alınıyordu ancak tüm bu kullanım yollarının tedavinin etkinliğini zora sokan yan etkileri vardı. Hollman, Ball’dan yağı suda çözünebilir hale getirmenin bir yolunu bulmak için kendisiyle beraber çalışmasını istedi.


O zamanlarda cüzzam tehisi konan insanlar toplumdan dışlanıyor ve genellikle tek başlarına ölüyordu. Hastalığın bulaşacağı korkusu toplumda çok büyüktü bu nedenle hastalar gizleniyordu. Ball yağın daha kolay enjekte edilmesi ve emilmesi için, onu kimyasal olarak değiştirip suda çözünebilir bir hale getirmenin bir yöntemini buldu. Bu yöntemin başarısı, ilk kez hastaların hastaneden taburcu edilmesi ve ailelerine geri dönmesine izin verilmesiyle sonuçlandı. Ama Alice Ball, elde ettiği sonuçları yayınlayamadan 1916 yılında hayatını kaybetti. Ama yaptığı keşif için ona hakkı teslim edilmedi ve bu keşif ondan çalındı, ta ki 1922 yılındaki bir yayında Hollman bu durumu düzeltene ve Ball’a hakkını teslim edene kadar. Ama sonra, Hawaii Üniversitesi’ndeki arşivciler ve kütüphaneciler onun okul arşivlerindeki çalışmalarını arayıp buluncaya dek Ball’un başarısı yine unutuldu.

O araştırmacılardan biri olan Paul Wermager, Ball’un hayatını ve çalışmasını anlatan The Ball Method isimli kısa film konusunda film yapımcılarına yardım etti. Bu filmin ilk gösterimi, Şubat 2020’de 28’inci Pan African Film Festivali’nde yapıldı.

1918 Pandemisi ABD . Ölüme hiç bu kadar yakın olmamıştım.
00:03:54
haber tiwi
10,008 Views · 2 years ago

Günümüzde koronavirüs salgınıyla uğraşıyoruz, fakat tarihte birçok pandemi süreci atlatıldı, yaşandı.

Örneğin philadelphiadaki 1918 pandemisi…
Philadelphia 1918 Pandemisini Nasıl Atlattı? cevabı videomuzda izleyelim…


Korona virüs pandemisiyle yoğun olarak uğraştığımız şu günlerde, tarihte yaşanan önemli pandemi süreçlerini de unutmamak gerekiyor. Onlardan biri 1918 yılında Philadelphia merkezli yaşanan pandemi, peki nasıl atlatıldı. İşte cevabı…


Din adamı Francis Tourscher, 1919 yılında daha yeni Philadelphia’yı kırıp geçirmiş olan grip salgını sırasında hemşire olarak çalışan rahibelerden ilk elden bilgiler topladı. Rahibelerin anlattıklarıyla Records of the American Catholic Historical Society of Philadelphia’da yayınlandı.

Philadelphia 1918 grip pandemisinin en kötü vurduğu Amerika şehriydi ve Tourscher o yılın Ekim ayındaki olaylara yoğunlaştı. Yerel tıp uzmanlarının hastalık konusundaki endişelerine rağmen organizatörlerin 28 Eylül’deki Liberty Loan Geçit Törenini yapmaktan vazgeçmemesi üzerine, şehir vaka sayılarında çok büyük bir artış yaşadı. Hatta geçit töreninden altı hafta sonra 12,000 kişi hayatını kaybetti.

Anında ortaya çıkan vaka sayıları ve ölümler, sağlık sisteminin büyük bir zorluk yaşamasına neden oldu. Spor ve etkinlik salonlarında geçici hastaneler kuruldu. Tıp çalışanlarının kendileri de hasta olduklarından, daha fazla hemşireye büyük ihtiyaç vardı. 10 Ekim 1918 günü, Başpiskopos Dennis Joseph bir mektup yazdı ve hem kilise binalarının hasta bakımına açılmasına hem de manastıra kapanmış durumda olmayan rahibelerin hemşire olarak çalışmasına izin verdi.


Şehrin dört bir yanındaki rahibeler gönüllü oldu. Çoğunun tıbbi bir eğitimi yoktu. Bir ilkyardım hastanesinde çalışan rahibelerden biri o günleri, “Başta büyük şaşkınlık yaşadım. Ölüme hiç bu kadar yakın olmamıştım. Ama yapılması gerekenin ne olduğunu fark ettiğimde hızlıca önlüğümü ve maskemi taktım ve işe koyuldum,” diye anlattı.

Rahibeler her yatakta yeterince bakım sağlanamayan insanlarla karşılaştıklarını ve hastanelere gelen yeni hastaların birisi ölüp de bir yatak boşalana kadar bir ofiste beklemek zorunda kaldıklarını anlattılar. Onlar evinde olan ve çoğunlukla bakacak kimsesi olmayan hastaların evlerine de gidiyordu. Kalabalık evlerde tamamı hasta olan aileler gördüler ve bazen ölen aile bireylerinin cesetleri başları çok kalabalık olan cenazecilerin gelmesi beklenirken günlerce bu evlerde kalıyordu.

Rahibeler herkes için ellerinden gelen bakımı sağladılar. Bazen temizlik yaptılar, gerektiğinde gıda götürdüler. Şehirde zengin fakir ayrımı yapmadan herkesin kapısına gittiler. Süreç içinde onların da çoğu hastalandı. Ekim 1918 Philadelphia için yürek parçalayıcı bir ay oldu ama yavaş yavaş yeni vakalar azaldı, geçici hastaneler kapandı ve şehir normal hayata geri döndü.

Pandeminin zirve yapmasından sadece aylar sonra toplanan bu bilgiler, empatinin, anlayışın verilen insanüstü çabanın hikayelerini anlatıyor ve şimdi, bir yüzyıl sonra, görülen bu pandemi zamanında, tüm bu verilen çabaların ne kadar önemli olduğunu insanların anlamasını sağlıyor.

JUPİTER video
00:04:51
haber tiwi
24 Views · 2 years ago

Güneş Sistemimiz gerçekten çok geniş ve dünyanın dört bir yanındaki bilim adamları tarafından her geçen gün keşfedilmeye devam ediyor. Jüpiter de Güneş sistemi için oldukça önemli bir gezegen. Şimdi de Jüpiter hakkında öne çıkan 30 gerçek bilgiyi sizlerle paylaşacağız…

Jüpiter esas olarak Hidrojen, Helyum ve diğer sıvı maddelerden oluşur.

Jüpiter, Dünya ve Venüs’ten sonra gökyüzünün üçüncü en parlak gezegenidir.

Jüpiter güneş sistemindeki Güneş’e en yakın 5. gezegendir ve gezegenlerin en büyüğüdür.

Jüpiter, büyük kırmızı lekesiyle ünlüdür. 17. Yüzyılda gözlemlenen ilk dev noktadır. Dev Kırmızı Nokta, Dünya'dan daha büyüktür.

Jüpiter, görev için uzaya gönderilen 8 uzay aracı tarafından incelenmiştir. 1979 ve 2007 yılları arasında NASA tarafından uzay araçları Jüpiter’e gönderilmiştir.

Jüpiter diğer çoğu gezegen gibi, katı bir gezegen değildir. Gaz halindeki maddelerin bileşiminden oluşmaktadır.

Jüpiter’in halka sistemi, Voyager tarafından 1976’da ilk kez görülen üç ana bileşene sahiptir. Bunlar: Halo, Ana ve Gossamer halkalarıdır.


Jüpiter’in uydularından dört tanesi, 1610 yılında Galileo Galilei tarafından keşfedilmiştir. Bunlar, Jüpiter'in sahip olduğu ve Galile uydusu olarak adlandırılan uygulardır. Tüm uyduların en büyüğüdür.

Aynı zamanda, bu dev gezegenin sahip olduğu neredeyse tüm güçlerden sorumlu olan şey; bir sıvı Hidrojen okyanusudur. Gezegenin yüksek dönüş hızı sebebiyle, gezegen içerisindeki sıvı, etrafındaki her şeyi çeker ve güçlü bir manyetik alan oluşturur.

Jüpiter, kuyruklu yıldızları ve asteroidleri uzaklaştırarak yeryüzümüze yardım etmektedir. Aksi takdirde, bu kuyruklu yıldızlar ve asteroidler Dünya'ya çarparak büyük bir potansiyel hasara neden olabilirler.

Jüpiter, Güneş sisteminden sonra en güçlü manyetik alana sahiptir.

Jüpiter aynı zamanda Mars gibi diğer gezegenlerin yörüngesini değiştirme yeteneğine de sahiptir. Bu da ağırlığından kaynaklanmaktadır.

Jüpiter yüksek hızda döndüğünde ve gezegenin kompozisyonunda katı kütle eksikliğinden dolayı, Jüpiter kutuplarda düzleşmiş ve ekvatorda şişmiştir.

Jüpiter, üzerinde herhangi bir yaşam formunu desteklemek için elverişli bir ortama sahip değildir.

Jüpiter dünyadan 318 kat daha ağırdır.

Bilim adamları, Jüpiter'in bugün olduğundan 80 kat daha büyük bir yıldız olabileceğini düşünüyor.

Jüpiter, gökyüzündeki en büyük radyo emisyon kaynağıdır.

Jüpiter, güneş sistemindeki en fazla uydu sayısına sahip gezegendir. 67 tane uyduya sahip bu gezegeni diğerlerinden farklı yapan bu özelliğidir.

Jüpiter'in kütlesi, Güneş'in kütlesinin binde biri ve diğer tüm gezegenlerin kütlesinin iki buçuk katına eşittir.

Jüpiter, güneş sistemindeki diğer herhangi bir gezegenden daha hızlı döner. Kendi etrafında dönüşünü tamamlaması 10 saat sürmektedir. Bu, Jüpiter'in bir günün uzunluğunun, Dünya üzerindeki 24 saat ile karşılaştırıldığında sadece 10 saat olduğu anlamına gelir.

Yanomamilerde Korona görüldü
00:03:07
haber tiwi
9 Views · 2 years ago

Amazon ormanlarında yaşayan sıra dışı kabile: Yanomamiler içinde de KORONA virus yakalanmış 15 yaşında bir genç tedavi altına alındı.
Amaozon Ormanları derinliklerine kadar hastalığın ulaşıyor olması dünyada ulaşamadığı bir noktanın kalmayacağı anlamına mı geliyor.

Amerika kıtasının keşfedilmesinin üzerinden 500 yıla yakın süre geçmesine rağmen hâlâ tamamı keşfedilememiş olan yerli halkların en büyüğü olan Yanomamiler, dış dünyayla bağlantı kurmamış kamplarda yaşıyor. İşte bir arada yaptıkları geleneksel konutlarda yaşayan ve dış dünyayla bağlantıları olmayan Yanomami kabilesinin ilginç hikâyesi…

Yüzlerce yerel kabilenin yaşadığı Venezuela-Brezilya sınırındaki Amazon ormanları gazeteciler tarafından görüntülendi. Yanomamiler, dış dünyayla bağlantı kurmamış kamplara sahip.

20. yüzyılın sonlarından itibaren Yanomamilerin yaşam alanlarını ve yaşamlarını tehdit edenler ise, kaçak maden arayan İspanyol kökenli altın avcıları. Afrika'daki ve Ortadoğu'daki benzer büyüklükteki kabilelerle benzer geleneklere sahip olan Yanonamilerde evlilik, ailelerin uygun gördüğü kişilerle yapılabiliyor.

Kadınların çocuklarla ve kamplardaki bahçelerle ilgilendiği kabilede erkekler avcılık ve balıkçılık görevini üstlenmekte. Kabilenin yaşlıları küçük çocukların eğitimini üstlenmekte. Böylece geleneklerini ve yaşamak için gerekli bilgileri nesilden nesile aktarıyorlar.

Ticaret anlayışının olmadığı kabilelerde çocukların bakımından, avcılığa her şey ortak. En büyük kamp 3 farklı aileden oluşmakta.Böylece toplum içi şiddetin ve ayrılığın önüne geçildiği düşünülen sistemde yabancı kamplarla da düşman ilişkisi bulunmamakta.
Bu özelliklerinden dolayı Yanonamiler, madencilerin saldırılarının farkına varamadan birçok üyelerini kaybetme tehlikesi altında yaşamlarını sürdürüyor.


Venezuela ve Brezilya sınırı boyunca yaşayan 14 bin nüfuslu bu yerli halk ülke yönetiminden, vergilerden ve yardımlardan habersiz yaşıyor.

Yano Güney Venezuela ve Kuzey Brezilya’da yaşayan Yanomami kabilelerinin bir arada yaşadıkları geleneksel konutlara verilen isim. Ortasında geniş bir açık alan bulunan dairesel yapılar topluluğun büyüme hızına göre birkaç yılda bir yenileniyor. Ortalama olarak yaklaşık 10 metrelik çatı alanı ve 80 metre toplam çapa ulaşan yapılarda farklı boyutlar da görülebiliyor.

Topluluktaki her bir ailenin dairesel yapı içerisinde kendine ayrılmış bir bölümü bulunuyor; bu bölümlerde uyumak için hamaklar, yemek pişirmek için ocak ve birkaç depolama alanı bulunuyor.

Altın avcılarının varlığı, düşman kabul ettikleri kabileler ve tüm dış etkenlere rağmen 14 bin nüfusa sahip Yanonami kabilesi yaşamını sürdürüyor.

Lazer Teknolojileri Gizem Fidan HaberTiwi
00:02:23
haber tiwi
33,945 Views · 2 years ago

CERN tarafından geliştirilen bir lazer teknolojisi, mobil altyapıyı güçlendirmek için kullanılacak. Yapılandırılmış lazer ışınları, uzak mesafede hızlı ve yüksek doğrulukla veri aktarımı sağlayacak.
CERN'de hızlandırıcıların bileşenlerini hizalamak için kullanılan yenilikçi bir teknoloji, telekomünikasyon alanına giriyor. CERN ve Prag'daki Plazma Fiziği Enstitüsü (IPP) ile iş birliğinde geliştirilen bir lazer ışını sistemi, cep telefonu ağlarını geliştirmek için kullanılacak.

CERN'ün Bilgi Transferi grubu ve Hollandalı bir şirket olan Aircision, yeni lazer teknolojisinin yeni nesil telekomünikasyon bağlantılarında kullanımı için bir anlaşma imzaladı. Yapılandırılmış lazer ışını sistemi, birkaç yüz metrelik mesafede kırılmayan ışınlar üretebilirken, günümüzde kullanılan benzer sistemler sadece birkaç metrelik bir mesafe boyunca bu ışınları üretebiliyor.

Tamamlanmamış Romanlar HaberTiwi Gizem Fidan
00:08:00
haber tiwi
61,363 Views · 2 years ago

Türk ve Dünya Edebiyatından 8 Tamamlanmamış Roman

Tamamlanmamış roman kavramını edebiyatta genellikle çok olumlu bir kavram olarak görmüyoruz. Tamamlanmamış olduğunu bildiğimiz bir romanı okumayı seçtiğimizde, bunu genellikle sevdiğimiz ve diğer bütün eserlerini okuduğumuz yazarlardan son bir şeyler görmek için, "gerçek" romanlarına ek bir eser olarak okuyoruz. Zaten bu tarz romanlar, çoğu zaman yazarların bitmiş eserlerinden tamamen farklı bir bakış açısıyla değerlendiriliyor.

Bitmiş, kontrol edilmiş ve bilinçli olarak yayına hazırlanmış romanların; yarım kalmış eserlerden farklı bir şekilde değerlendirilmesi tabi ki çok normal bir durum. Ancak bazı tamamlanmamış romanlar, yine de edebiyat açısından kayda değer eserler olabiliyor.

1 - Dava (Franz Kafka)
Franz Kafka'nın Dava romanı, evrensel olarak Batı Edebiyatı'nın önemli bir klasiği olarak kabul ediliyor. Kendisini anlamsız, saçma ve aniden gelişen bir dava içinde bulan Josef K.'nın yaşadıklarını anlatan eser, bu açıdan edebiyatın en meşhur tamamlanmamış romanlarından bir tanesi.

Dava aynı zamanda tamamlanmamış romanların yalnızca olay örgüsünün yarıda kesildiği eserler olmadığını göstermek açısından da ideal bir kitap. Kafka, bu romanı yazmaya başladığında kitabın ilk ve son bölümlerini bir arada yazıyor ve daha sonra arada yaşananları eklemeye koyuluyor. Ama, daha sonraki romanlarında da olduğu gibi, bu romanını da tamamen bitiremiyor.

2 - Şato (Franz Kafka)

Franz Kafka'nın Dava'dan bir yıl sonra, 1926'da yayımlanan romanı Şato da bir başka tamamlanmamış eser. Tıpkı Dava gibi, Batı Edebiyatının önemli eserlerinden biri olarak görülen Şato, Dava'ya göre daha "normal" bir şekilde yarım kalıyor. İsmi yalnızca K. olarak verilen ana karakterin bir kasabaya gelişi ile başlayan roman, onun bu kasabayı yöneten Şato ile çözülemeyen bürokratik bir süreç içinde kaybolmasını konu alıyor.

Ancak roman, gerçek anlamda bir sona ulaşmadan tamamlanıyor.

3 - Amerika (Franz Kafka)

Evet, doğru tahmin ettiniz. Listemizin temel amaçlarından bir tanesi, tarihin en meşhur yazarlarından Franz Kafka'nın hiçbir romanının gerçek anlamda tamamlanmamış olduğunu göstermek. Hayatı boyunca yazı yazan Franz Kafka, ölüm döşeğinde tüm yazdıklarını yakın arkadaşı Max Brod'a emanet ediyor ve ondan bunları okumadan yakmasını rica ediyor.

4 - Mahur Beste (Ahmet Hamdi Tanpınar)
Tamamlanmamış roman dendiğinde, çoğu zaman akla basit ve karamsar bir senaryo geliyor. Yazar romanı yazmaya başlıyor, birkaç bölüm yazıyor ve daha sonra kitabını tamamlayamadan hayatını kaybediyor. Bu durum, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Mahur Beste romanı için geçerli değil.

5 - Silmarillion (J. R. R. Tolkien)
Tolkien'in meşhur Yüzüklerin Efendisi kitaplarının belki de en etkileyici boyutu yaratılan dünyanın derinliği ve kapsamı. Yüzüklerin Efendisi'ni okurken karakterler arasındaki konuşmalarda, söylenen şarkılarda, okunan şiirlerde, sanki binlerce yıldır varolan, gerçek bir dünyanın hikayelerini, mitlerini ve efsanelerini dinliyor; yüzyıllardır devam eden hikayenin bir parçasını okuyormuş gibi hissediyorsunuz.

Tolkien'in böyle destansı bir atmosfer yaratabilmesinin temel sebebi, aslında gerçekten de yüzyıllar boyunca varolan bir dünya hayal etmesinden kaynaklanıyor. Yazar, hayatı boyunca Yüzüklerin Efendisi'ne de sahne olan "Orta Dünya" hakkında onlarca metin kaleme alıyor. Bu fantastik dünyanın oluşumunu, doğaüstü varlıklarını, ilk dönemlerini ve efsanevi hikayelerini hayatı boyunca tekrar tekrar yazıyor, ancak bıunları son bir hale ulaştırıp yayımlayamadan hayatını kaybediyor.


6 - Aydaki Kadın (Ahmet Hamdi Tanpınar)
Yukarıda bütün yarım kalan romanların yazarların hayatını kaybetmesi ile alakalı olmadığını söylemiş ve Tanpınar'ın tamamlamamayı tercih ettiği Mahur Beste romanının bu konuda iyi bir örnek olduğunu ifade etmiştik.

7 - Eylembilim (Oğuz Atay)

Tıpkı Ahmet Hamdi Tanpınar gibi, edebiyatımızın en önemli isimlerinden bir başkasının, Oğuz Atay'ın da hayatını kaybettiği sırada üzerinde çalıştığı bir roman bulunuyor. Eylembilim isimli bu yarım kalmış çalışmanın yayımlanma hikayesi de son derece ilginç.

Eylembilim'in tamamlanan kısımları, ilk olarak yazarın kendi günlüğü olan "Günlük" kitabından yayımlanıyor. Ancak daha sonra, romanın kayda değer bir bölümü isimsiz birisi tarafından Atay'ın ailesine gönderiliyor.

8 - Canistan (Yusuf Atılgan)
Listemizdeki son kitap, yine Türk Edebiyatının önemli isimlerinden birisi olan Yusuf Atılgan'ın Canistan isimli romanı.

Yusuf Atılgan Türk Edebiyatı açısından kayda değer bir yazar. Yalnızca Aylak Adam ve Anayurt Oteli isimli görece kısa iki roman yazmış olmasına rağmen son derece önemli bir yazar olarak görülen Atılgan, bu iki romanda son derece bireysel konuları, modern bir toplum içinde yaşayan karakterleri konu alıyor.

Getty Müzesi Canlandı HaberTiwi Gizem Fidan
00:02:31
haber tiwi
61,112 Views · 2 years ago

Getty Müzesi, Hollanda’da başlatılan bir karantina projesinden ilham aldı
1953’te Los Angeles’ta kurulan J. Paul Getty Müzesi, yılda yaklaşık 1,3 milyon ziyaretçi ile ABD’nin en çok ziyaret edilen müzelerinden biri. Ortaçağ’dan günümüze Batı sanatı eserlerini içeren koleksiyonuyla biliniyor. 25 Mart’ta Müze, karantinada sıkılan ve evdeki imkanlarla yaratıcılığın sınırlarını zorlamak isteyenlere sosyal medya üzerinden bir çağrıda bulundu. Bu çağrıda katılımcıların Getty’nin çevrim içi koleksiyonundan istediği eseri seçmesini; evindeki üç eşya ve/veya insanı bu eseri yeniden canlandıracak şekilde kullanmasını istedi. Ortaya çıkan yeniden canlandırmanın ise Getty’yi etiketleyerek ve #betweenartandquarantine ile #tussenkunstenquarataine etiketlerini kullanarak paylaşılması gerekiyor. Böylece Getty de ortaya çıkan işlerden haberdar olup değerlendirebiliyor. Bu canlandırmaların bir kısmını kendi sosyal medya hesaplarında yeniden paylaşabiliyor.

HaberTiwi Sophie Germain bilim tarihine damga vuran kadın
00:04:31
haber tiwi
12 Views · 2 years ago

Bilim tarihine damga vuran kadınlar serimizde bugünkü konuğumuz, Sophie Germain !

Kadın matematikçiler yıllar boyunca kendilerini matematikçi olarak dahi erkek meslektaşlarına kabul ettirememişlerdir. Bunun en güzel örneklerinden biri de kadın olduğu için bilimsel çalışmalarını uzun süre başka isimle yürütmek zorunda kalan Marie-Sophie Germain’dır.

Tüm olumsuz koşullara rağmen matematiği hayatının merkezine koyarak, ısrarla yoluna devam eden bu Fransız asıllı matematikçi, fizikçi ve filozofa, matematiğe olan katkılarından dolayı, ancak ölümünden 6 yıl sonra Göttingen Üniversitesi tarafından fahri doktorluk ünvanı verildi…

Babasının kütüphanesindeki tüm matematik kitaplarına odaklanan Sophie kendi kendine Latince ve Yunanca öğrenir. Newton ve Euler’i okur. 1794’de Germain 18 yaşında iken, sonraki yıllarda matematik ekolü olacak, Ecole Polytechnique açılır. O yıllarda bir kadının bu okula gidip derslere katılması yasaktı. Ancak yeni bir uygulamayla ders notları isteyen herkese açık tutuluyordu. Sophie Germain ders notlarını edinir ve yaptıklarını fakülte üyesi ünlü matematikçi Joseph Louis Lagrange’a göndermeye başlar. Kadın olmasının tepki çekeceğini bilmesi sebebiyle eski bir öğrenci olan Monsieur Antoine-August Le Blanc’ın adını kullanarak. Lagrange bu dehanın Sophie Germain olduğunu daha sonra öğrenecektir.


Germain’i en çok etkileyen matematikçilerden biri de Gauss’tur.Sophie Germain’in matematikteki ünlü Fermat Teoremi’nin çözümüne yaptığı katkılar bilim çevrelerince çok önemli kabul edilir. Bu çalışmalar, sayılar teorisinde kendisinden sonraki 100 yıllık gelişmelere ışık tuttu. Germain pek çok matematik yarışmasına katılmış ve makaleler yazmıştı ancak hiçbir zaman hak ettiği dereceleri elde edemedi.


Modern zamanlarda Sophie Germain büyük bir matematikçi olarak anılır. Elastik ve katı cisimlerin hareketleri ile ilgili teorilerin geliştirilmesine ve Fermat’ın son teoremi olarak bilinen tüm zamanların en meşhur matematik probleminin çözümüne ilişkin önemli katkılar yaptığı kabul edilir. Buna rağmen, istatistikler 2000’li yıllara gelindiğinde bile, üniversitelerde cins ayrımının sürdüğünü gösteriyor. Kadınlar, erkeklerden daha çok sayıda üniversiteye devam ettikleri halde, çok az sayıda kadın rektör ve dekanın bulunması ayrıca kadınların yönetim kademelerini nadiren doldurmaları insanlığın bu konuda alınacak daha çok yolu olduğunu gözler önüne seriyor.

Covid 19 Sanata yansıması
00:00:33
haber tiwi
3 Views · 2 years ago

Covid 19 Sanata yansıması

sanatçının sidedimes instagram hesabını ziyaret edebilirsiniz

TicuCo Gizem Fidan habertiwi   #tivucogizemfidan
02:33:03
haber tiwi
125,924 Views · 2 years ago

TicuCo Gizem Fidan habertiwi #tivucogizemfidan

Biz bize yeteriz Türkiyem ??????
00:00:36
haber tiwi
32 Views · 2 years ago

Biz Bize Yeteriz yaşamış olduğumuz kötü günler vesilesi ile insanların birbirlerine destek olması için yapılmış bir müzik çalışması.


#koronatürkiyede, #birlik, #beraberlik, #haluklevent, #evdekal, #evdehayatvar, #hayatevesığar, #iban, #reynmen, #berkcangüven,#enesbatur, #maske, #tbt, #türk, #trend, #gündem, #haberler, #şarkı, #müzik, #music, #1, #kolonya, #bizbizeyeteriztürkiyem, #magazin, #ezhel, #ölürümtürkiyem, #hayat, #yaşam, #istanbul, #mhp,

ehaber Gizem Fidan Canlı
01:45:04
haber tiwi
16 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:37:01
haber tiwi
8 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:16:26
haber tiwi
7 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:32:01
haber tiwi
4 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:26:55
haber tiwi
4 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:59:07
haber tiwi
9 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
02:08:13
haber tiwi
8 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
02:10:49
haber tiwi
6 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:58:23
haber tiwi
8 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:31:16
haber tiwi
7 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:39:07
haber tiwi
7 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
02:00:01
haber tiwi
9 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:37:38
haber tiwi
6 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:50:06
haber tiwi
7 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:40:32
haber tiwi
11 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:46:04
haber tiwi
5 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:36:58
haber tiwi
6 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:35:03
haber tiwi
6 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:01:44
haber tiwi
10 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:53:26
haber tiwi
9 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
02:03:49
haber tiwi
7 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:39:22
haber tiwi
5 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:33:02
haber tiwi
6 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:50:39
haber tiwi
11 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
02:15:27
haber tiwi
10 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:54:30
haber tiwi
4 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:57:37
haber tiwi
4 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

ehaber
01:49:11
haber tiwi
10 Views · 2 years ago

EHabe Gizem Fidan Canlı Yayın ehaber Gizem FİDAN

Gizem Fidan Piyano Nothing Else Matters
00:01:00
haber tiwi
23 Views · 2 years ago

Gizem Fidan Piyano Nothing Else Matters

Corona Virüs karşı Güney Kore'de alınan tedbirler
00:14:06
haber tiwi
22 Views · 2 years ago

Güney Kore'de yaşayan Gizem Türkmenoğlu Corona Virüse karşı örnek gösterilen Güney Kore'nin uyguladığı sistemlerden bazılarına dair bilgiler verdiği Güney Core Corona Virüs Güney Kpre'de görülmesi sonrası Hülümet, Belediyeler, Sağlık Banalığı tarafında ne tür uygulamaları devreye soktuklarını günde 15 varan vaka sayısına kadar düşülebildiğini aktarıyor.

Italya'da Karantinadaki Gençlerden size bir mesaji var!
00:02:24
haber tiwi
12 Views · 2 years ago

Korona Virus sürecinde İtalyada yaşadıklarını Türkiye'deki Ailelerine ve İnsanlarına paylaşmak isteyen gençlerin mesajları yer alıyor Kendilerinin Genel mesajı ise şöyle.

Korona virusu surecinde en cok etkilenen ulkelerden biri oldu Italya.
Maalesef 2000'den fazla can hayatini kaybetti ve kaybetmeye de devam ediyor.
1 haftayi askin suredir, once Kuzey Italya, daha sonra tum Italya'yi kapsayan bir karantina sureci icerisindeyiz ve bu durumun uzun sureceyi belirtiliyor.
Biz, Italya'nin cesitli yerlerinde yasayan, okuyan ya da calisan Turk gencleri olarak hem sizlere biraz durumu aktarmak, hem de birkac mesaj vermek istedik.
Karantina surecinde, fiziksel oldugu kadar psikolojik sagligimizin oneminin de farkindayiz. Bu konuda herkesi bilinclendirmek istiyor ve yurtdisinda riskli bolgelerden donen kisilerin ayni hassasiyeti gostermesini diliyoruz.
Umariz Turkiye, daha basinda oldugu bu sureci en iyi sekilde atlatir.

Videoya katki saglayan herkese sonsuz tesekkurler! Bu sureci beraber atlatacagiz.

Yavuz Dizdar Korona bir Senaryodur, #Evdekalın Yaşlılar'ınızı koruyun.
00:03:34
haber tiwi
9 Views · 2 years ago

Yavuz Dizdar O Belgeyi Açıkladı, corona #EvdeKalTürkiye

Virüs kasıtlımı salındı bunu bilmiyoruz ama bilinen bir şey yaşanan panik buraya kadar sürüklendi.

TivuCO  Gizem Fidan  E-Haber 25.03.2020
02:49:36
haber tiwi
96,428 Views · 2 years ago

TivuCO Gizem Fidan E-Haber

Sağlık Hakkında Günlük Haberler
05:05:19
haber tiwi
10 Views · 2 years ago

23.03.2020 Sağlık Hakkında Günlük Haberler

Rize Korkutuyor, Bakın Neden!
00:01:48
haber tiwi
12 Views · 2 years ago

⁣Rize Korkutuyor, Bakın Neden!

Çanakkale Emniyetinden dev operasyon
00:02:24
canakkalewebtv
13 Views · 2 years ago

Emniyet güçleri 1 Milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirdi.

Çanakkale Köpsünde son durum
00:07:14
canakkalewebtv
9 Views · 2 years ago

1915 Çanakkale Köpsünün son blokları yerleştiriliyor. Köpsünün tüm detaylarını gazeteci Vedat Sezer aktarıyor.

Çanakkale'de balık fiyatları
00:07:37
canakkalewebtv
10 Views · 2 years ago

Çanakkale Balık Halinde balık fiyatları nedir? Balıkçıların istekleri nelerdir?

Çanakkale Pazarında son durum?
00:12:23
canakkalewebtv
10 Views · 2 years ago

Çanakkale Cuma Pazarında son durum nedir? Meyve sebze fiyatlarını gazeteci Vedat Sezer bildiriyor.

Bakış Açısı Özel konuğu Bülent Öz
01:16:25
canakkalewebtv
10 Views · 2 years ago

Çanakkale Web Tv'de yayınlanan Bakış Açısı programının konuğu Çan Belediye Başkanı Bülent Öz

Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz konuğumuz
01:25:39
canakkalewebtv
11 Views · 2 years ago

Gazeteci Vedat Sezer'in sunduğu Bakış Açısı Programının konuğu Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz

Bakış Açısı Konuğu Ülgür Gökhan
01:50:32
canakkalewebtv
6 Views · 2 years ago

Gazeteci Vedat Sezer'in sunduğu Bakış Açısı Programının konuğu Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan.

Bakış Açısı Programının konuğu Mevlüt Oruçoğlu
01:02:44
canakkalewebtv
10 Views · 2 years ago

Gazeteci Vedat Sezer'in sunduğu Bakış Açısı Programının konuğu Geyikli Belediye Başkanı Mevlüt Oruçoğlu

Bakış Açısı Programının konuğu Bozcaada Belediye Başkanı Hakan Can Yılmaz
00:40:24
canakkalewebtv
12 Views · 2 years ago

Gazeteci Vedat Sezer'in sunduğu Bakış Açısı Programının konuğu Bozcaada Belediye Başkanı Hakan Can Yılmaz

Bakış Acısı Özel Muharrem Erkek konuğumuz
01:10:26
canakkalewebtv
9 Views · 2 years ago

Çanakkale Web Tv'de yayınlanan Gazeteci Vedat Sezer'in sunduğu Bakış Acısı Özel programının konuğu CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek oldu.

Bakış Acısı Özel Konuğu İskenderoğlu
01:36:15
canakkalewebtv
14 Views · 2 years ago

Bakış Açısı Programı Yönetmeni Gazeteci Vedat Sezer'in konuğu AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu. Çanakkale gündemi siyaset ve yatırım ile yeni projeler bu programda.

Covid-19 merak edilenler
00:53:27
canakkalewebtv
13 Views · 2 years ago

Gazeteci Vedat Sezer'in konuğu Doc. Dr. Alper Şener. Konu: Covid-19. Covid-19 hakkında merak edilen sorular yanıtlar bu yayında.